Dudaklarıma aşkı değdiren kadın!
Amaçsız gündüzlere uyandırdın dudaklarımı.
Sözcüklerimi anlatan melodi uşşak makamı.
Yüreğim yitirdi umutlarını bu şafak vakti.
Yoldu kendini yaprak yaprak.
Sevmiyor! Sevmiyor diyerek tükendi.
İçimdeki üzüntüyü hiç hayra yormadım.
Sonra….
Sen beni, nasıl estiyse öyle sevdin ben kabul ettim,
Çektin gittin....
Giderken gölgemide de almalıydın yanına,
Bu kadar hızlı kararmazdı akşamlarım.
Bu kadar büyümezdi hasretinle büyüttüğüm kamburum.
Her şarkı bir başka dokunup çökmezdi yüreğime,
Yanım yere gelip batmazdı,
Gülüşünle doldurduğum göz çukurlarım,
Gözlerinden düşüp cayır cayır yakmazdı avuçlarımı gözyaşlarım.
Ah bu gitmek için gelenler yok mu...
YanıtlaSilVe gelmemek üzere gidenler..
Sevgi dediğin sonsuzluğa açılan bir kapı..
Bitti deyip vazgeçmek olur mu ?
Hiç gelmeyenler, gelmek istemeyenler...
SilÇok çok güzel anlatmışsın kahve telvesi, teşekkürler... (:
Aşk bir kişiliktir bir yüreğe çöken benim bildiğim.Her gördüğüne aşık olduğunu sananlar gelmesin sonsuza dek gitsin.
YanıtlaSilSözcüklere döktük yüreğimizi/sevdamızı anlatamadık yada anlaşılmadık
YanıtlaSilSonra melodiler kulak verdi yüreğimize o sahip çıktı onlar döktü yüreğimizin anlatamadığı sözcükleri...
Rağzıydık nasıl severse sevsin yeter ki sevsin diye yalandan sevgisiyle savrulmaya rağzı olduk...Sonra bıraktı gitti yüreğini, umutlarını da elinden alıp götürdü ama rüzgarı kaldı ama bu sefer hasret rüzgarında savrulmaya başladın...
Akşamlar çöktü yüreğine karanlıklarda bıraktı geriye göz çukurlarına doldurduğun gülüşü kaldı...Yüreğinde hasreti, gözlerinde biriken gülüşü ve karanlığıyla boğan akşamlar/onsuz geceler yaktıkça yaktı...
Gece olur tüm gün giyindiğim seni soyunurdum. Yalnızlığınla seviştiğim yatağımda.
SilDökülürdü günahlarım, baışımı yastığa korkomaz. Seninle, yine çıplak kalırdım.